Valentino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Valentino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2014 Pazar

IS THERE A LIMIT? I DON'T THINK SO!

Lately I've been thinking about something everywhere. Do fashion designs have a limit? By that I mean is creativity gonna end at some point? I was being very pessimistic about that until I saw that one piece from Valentino Summer Spring Haute Couture '14 collection. Maybe a lot of you guys already guessed that dress. I call it 'Walking Notes'. It is exactly it actually.  A chiffon dress that has musical notes on the skirt. I think that is a very good design which make me think 'As long as people can think, there is no limit for designs'..
Şu sıralar heryerde düşünür olduğum bir konu var aslında. Moda tasarımlarının bir limiti var mıdır yok mudur? Yani yaratıcılık bir yerde illaki bitecek midir? Bu konu üzerinde baya karamsarlaşıyordum aslında, ta ki Valentino İlkbahar/Yaz Haute Couture '14 koleksiyonunda ki tek bir parçayı görene kadar. O parça belkide bir çoğunuz tahmin ettiği bir elbise. Ben ona 'Yürüyen Notalar' diyorum. Tam anlamıyla da öyle aslında. Şifon elbisenin etek kısmında notalarla dolu porteler.  Bence o kadar iyi bir tasarım ki bana 'İnsanlar düşünebildiği sürece tasarımlarda sınırın olmayacağını' düşündürtüyor..



12 Ocak 2014 Pazar

Fİ - Fİ - Fİ - FİLMS!

I kind of started to believe to the saying 'Fashion is everywhere'. On the street, school, home, work, everywhere! The thing that was tried to portrait in that saying is you can get inspired by really simple things. The topic I wanna talk about today is films that are about fashion industry. Shortly my favourite 5 fashion films. I like comedy ones more actually but I can't say I don't like biography ones. Because it shows how difficult times they've been through and it makes me feel more stronger. I'm sure you watched at least 1-2 out of this top 5 but I'm saying don't move on your life before you watched all of them! 

'Moda her yerdedir' söylemine şu sıralar gerçekten inanmaya başladım. Sokakta, okulda, evde, iş yerinde, her yerde! Bu söylemde denilmek istenen aslında küçük bir bakışla herşeyden ilham alabileceğimizi söylüyor. Benim bugün değinmek istediğim mecra ise filmler. Moda endüstrisini konu almış 5 favori filmi paylaşacağım sizinle. Ben aslında daha çok komedi dalında olanları seviyorum, fakat biyografi şeklinde olanlara da bayılmıyor değilim. Çünkü o kişinin nerelerden geçtiğini görüp daha güçlü olmamı sağlıyor. Bu 5 film arasında illa ki izlediğiniz bir veya iki tane vardır. Fakat ben hepsini izlemeden hayatınıza devam etmeyin diyorum!

                                                                                         1 - Devil Wears Prada


                                                            2 - Coco Before Chanel


                                                           3 - The September Issue


                                                                              4 - Confessions Of A Shopaholic


                                                   5 - Valentino: The Last Emperor



22 Ağustos 2013 Perşembe

| Cool But Elegant |

Merhaba arkadaşlar! Sağlık sorunum nedeniyle bir süredir birşey yazamadım.. Malumunuz yirmilik dişler! Ama bu beni tabii ki de yazmaktan alıkoymayacaktı. Bugün sizle paylaşmak istediğim konu kanaviçe elbiseler veya kaneviçe elbiseler halk arasında ikisi de söylenebiliyor. Ben kaneviçe diyorum :) Bildiğimiz üzere kaneviçe böyle yuvarlak tabla gibi bir kumaşın üzerine el işiyle bir takım şeyler dikip bir görüntü çıkartmak. Ama tasarımcılar bir adım ileriye taşıyıp tablalar yerine insanları kullanmaya başladılar! Pardon elbiseleri! Bence gayette iyi yaptılar. İnanılmaz havalı durdukları kadar çokta asil duruyorlar. Çok fazla yerde görmek mümkün değil bu güzel şeyleri. Benim bildiğim sadece iki marka var. Dolce & Gabbana ve Valentino. Ama size benim bir tavsiyem olacak. Eğer anneniz veya ananenizin elinden geliyorsa, neden güzel bir elbisenin üzerine hemen başlatmıyorsunuz ? :)

Hı guys! I couldn't post anything because of my recent health problems.. As we all know, Wisdom tooth! But ofcourse that wasn't gonna stop me. Today I wanna talk about hand embroidery dresses. In my language in Kanaviçe or Kaneviçe. I say Kaneviçe :) As we all know Kaneviçe is actually an art thats being done on a white round fabric and make that something presentable. But designers made a step forward and started to use people! Sorry dresses! which is very good for me. They look insanely cool and also elegant. It's not always possible to see these beauties around. I only know 2 brands that make those dresses. Dolce & Gabbana and Valentino. But I have an advice for you. If you mom or granny is good at hand embroidery. Why don't you let them start on a beautiful dress ? :)





1 Temmuz 2013 Pazartesi

'Vogue Türkiye Temmuz 2013 - Bette Franke'

Gözlerimizi bu ay Bette Franke'ye çeviriyoruz Vogue Türkiye Temmuz sayısında. Valentino Pre Fall '13 koleksiyonundan parçalar seçiliyor bu kapak için. Seçimler ise Konca Aykan'a ait. Benim yorumlarıma gelirsek, artık acilen Elle, Cosmopolitanvari kapaklardan vazgeçilsin. Dümdüz duran bir model aylardır. Vogue İtalya, Vogue Paris diyorum. Yaratıcılık diyorum. Umarım anlatabiliyorum ? 
We are turning our eyes to the Bette Franke for Vogue Turkey's July issue. Clothes are from Valentino Pre Fall '13 for this cover. Chosen by Konca Aykan. My comments for that cover, I hope they immediately give up from making covers like Elle or Cosmopolitan-ish covers. A model that just stand up straight for months. I'm saying creativity. I'm saying Vogue İtalia. Im saying Vogue Paris. I hope I can tell ?